
Finansal özgürlük kavramı, bir süredir hayatımda olan ve bu amaç doğrultusunda çaba sarf ettiğim bir kavram. Hayatımı, hiç kimseye muhtaç olmadan devam ettirebilmek, sevdiklerime daha fazla vakit ayırabilmek ve hobilerimle uğraşabilmek için çalışmamam gerek. Çalışmamak için de, Mısırdaki paşa dedemin ölmesini ve bana miras bırakmasını beklemem mümkün olmadığına göre; tasarruf etmem lazım. Tasarruflarımı da etkili bir şekilde yatırıma yönlendirmem ve pasif gelir elde etmem gerekiyor. Pasif gelirimin büyümesi için de tasarruflarımın ve yatırımlarımın artması lazım. Tüm bu lazımlar bir araya toplanınca, cep telefonumdan esinlendiğim yeni bir kavram ortaya çıktı: Ultra Tasarruf Dönemi...
Ultra Tasarruf Nedir?

Cep telefonlarında şarjın daha uzun süre dayanabilmesini sağlayan ultra tasarruf modu, telefonun birçok batarya tüketici özelliğini kapatır. Finansal özgürlük için ultra tasarrufta da biz aynısını yapacağız. Bataryamızı yani paramızı korumaya alacağız. Bunun için, aldığımız bir tane sakızdan, evimizdeki büyük harcamalarımıza kadar tüm harcamalarımızın bir listesini yapacağız. Bu listeyi yaptıktan sonra, temel ihtiyaç olmayan her şeyi 1 ay ile 3 yıl arasında bir süre boyunca, listeden çıkaracağız. Listeden çıkardıklarımızdan artırdığımız para, bizim ultra tasarrufumuz olacak.
Bu arada belirtmeliyim ki; ultra tasarruf kavramı, hayatınızı paylaştığınız insanlar tarafından da desteklenebilir durumda olmalı. Aksi takdirde, siz her şeyden kısmaya çalışan bir Bay Harpagon gibi görülmeye başlarsınız. (Bay Harpagon, Moliere'in Cimri adlı eserindeki ana karakterdir. Cimriliğiyle nam salan bu arkadaş, hayatı maddi açıdan etrafındakilere dar etmektedir.)
Finansal Özgürlük İçin Ultra Tasarruf Nasıl Yapılır?

Ultra tasarruf içinde bütün harcama kalemlerimize dikkat edeceğiz. Buna mutfak harcamalarımız da, elektrik-su faturalarımız da, günlük alışkanlıktan kaynaklı harcamalarımız da dahil. Bunun en güzel örneğini, mercimekle tasarrufa girişen Latteden Borsaya isimli blogun yazarı yapmıştı. 2017'de yazdığı yazıda, tasarruf etmeye evin mutfağından başladığını belirtmiş. O yılki fiyatlarla yaptığı hesaplamada, dışarıda yemek yemeyerek tasarrufa aktardığı paranın 10 yılda 11 bin lira olacağını bulmuş.
Sadece mutfak/yemek harcamalarındaki alışkanlıklarımızı değiştirerek biriken para gerçekten çok büyük. Ben de iş yerinde çok fazla çay kahve içen biriyim. Her ne kadar dışarıda yemek yemesem de abur cuburu çok tüketiyorum. Fakat son iki aydır, yani hayatıma finansal özgürlük ve ultra tasarruf kavramları girdiğinden beri; abur cuburu ve iş yerindeki çay kahve tüketimimi azalttım. Bu sayede aylık 250 lira daha tasarruflarıma ilave edebiliyorum.
Ayrıca, daha önce günde bir saat elektriksiz yaşadığımdan bahsetmiştim. Bunu birçok amaçla yaptığım için, bazı günler bir saatten daha fazla elektrik tüketmediğim oluyor. Ayrıca elektrik faturalarıma da son derece özen gösteririm, aylık kaç kilowatt elektrik tükettiğimi ve elektriğin birim fiyatını mutlaka bilirim. Bu takibe başladığımdan beri, elektrik faturamın 30 lira daha az geldiğini fark ettim. Bu yılda 350 lira demek. Hiç fena değil.
İş yerinde de çay kahve için günde 10 lira civarında bir para harcıyorum. Bu miktarı da olabildiğince düşürdüm ve artık aylık harcamamı bu kalemde 70 liraya sabitledim diyebilirim. 150 lira da buradan tasarruf ediyorum aylık. Yılda 1800 lira demek.
Kalem kalem takip edip topladığınızda, yıllık rakamların baya dişe dokunduğunu fark edeceksiniz. Üstelik bileşik getiri etkisiyle, yıllar içerisinde bu aşamada biriktirdikleriniz çok büyük rakamlara ulaşacak. Yani, gelirimizin en az %30'unu, en çok %70'ini tasarruf edebilir hale gelene kadar, harcamalarımızdan kısmaya devam edeceğiz. Peki bunu ne kadar süre yapacağız? Yukarıda bir ayla üç yıl arasında bir süre dedim ama bunu biraz daha açmak istiyorum. Bu ultra tasarruf döneminin süresi, bize, gelirimize ve yatırımlarımızdan elde ettiğimiz getiriye göre değişiyor. Fakat, benim için bu süre ilk 100.000 liraya ulaşana kadar devam edecek gibi görünüyor. Eğer siz daha kısa süre, daha az bir miktar ya da daha başka hedefler belirliyorsanız; ultra tasarruf dönemini kendinize göre ayarlamalısınız.
İlk yüz bine ulaşmama da biraz daha vakit var gibi görünüyor. Yüz bin liraya ulaştıktan sonra da bu artık bir alışkanlık haline dönüştüğünden, aynı şeyi yapmaya devam edebilirim. Çünkü, Benjamin Franklin'in de dediği gibi, "Eğer zengin olmak istiyorsak, kazanmak kadar biriktirmeyi de düşünmemiz gerekir."
Günümüzde hala hayatta olan ve dünyanın en zengin insanlarından biri olan Warren Buffet'ın hayat hikayesini ve yaşam tarzını da incelediğimizde aynı şeyi görüyoruz. Özellikle yakın zamanda Bay Kârdan Pay'ın blogunda Türkçe altyazı hazırladığını duyurduğu Warren Buffett Olmak isimli belgeselde de bariz bir şekilde fark ettim ki; Buffett hala bile gayet tasarruflu ve mütevazı bir hayat yaşıyor. Belgeselde söylediği ve çok hoşuma giden bir şey var: "Hayatım boyunca harcadığım para, kazandıklarımın %1'inden az." Yani aslında zenginlik, sadece disiplin, tasarruf ve yatırımla geliyor. Kazancınız ne kadar çok olursa olsun, eğer biriktirmiyorsanız, gelecekte finansal özgürlükten söz etmeniz mümkün olamaz.
Toparlarsak... Ultra tasarruf dönemi, finansal özgürlük için birikimlerimizi hızlıca artırmamız gereken başlangıç döneminde, elimizdeki tüm imkanları seferber ettiğimiz, bütün harcamalarımızdan kesintilere gittiğimiz ve artırabildiğimiz her kuruşu yatırıma sevk ettiğimiz bir dönemdir. Ultra tasarruf dönemi, bizim gelecekteki hedeflerimize ve birikimlerimizin mevcut durumuna göre değişen sürelerde uygulanabilir. Fakat bana kalırsa, finansal özgür olmak isteyen herkesin mutlaka girmesi gereken bir dönem ultra tasarruf dönemi.
Siz ne dersiniz ultra tasarruf benim düşündüğüm kadar etkili mi finansal özgürlüğümüzü kazanmakta?
0 yorum:
Yorum Gönder