Ben bir insanım. Sıradan bir insan. Hayalleri olan biri.
Yazılım eğitimi aldım. Kendi çapımda geliştirdiğim ve geliştirmeye devam ettiğim yazılımlar var. Asıl mesleğimin bu olması gerektiğini düşünsem de hayvancılık -ilginç bir şekilde- daha cazip geliyor bana.
Bir dönem haber kovalamışlığım var. Bir dönem masabaşı haber yazmışlığım var. Çok profesyonel olmasa da eğlenceli zamanlardı benim için. Geçmiş zaman kullandığıma bakmayın, gencim daha. Gazetecilik yapmanın en kötü yanı, bence, insanın reflekslerini değiştiriyor oluşu. Gazetecilik refleksleri bir kez açığa çıktı mı, sonrasında insan haber değeri olan şeylere daha farklı bakmaya başlıyor.
Gezi olaylarının başladığı dönemde ekonomi konularına merak saldım. Tamamen kendi halimde bir uğraşıydı fakat öğrendikçe bu alanın gerçekten keyifli olduğunu fark ettim. Mesela, petrol fiyatları hiç umrumda değilken, bir anda nelere bağlı olarak değiştiğini öğrenmeye başladım. Bu bende gerçekten ilginç bir değişime sebep oldu. Paranın, siyaset ve toplum üzerindeki değiştirici gücünü keşfettim diyebilirim.
Yahyalı halılara bayılıyorum. Desenleri, ilmekleri beni cezbediyor. Saatlerce o halılara bakabilirim. Dokuyan kişinin ruh halini düşünmek, ilmekler arasında his geçişleri bulmak -ya da sadece bulduğunu sanmak- benim için çok eğlenceli bir iş.
Aşık Veysel hayranıyım. Köy köy dolaşıp, saz çalan, söz söyleyen o bilgeyi seviyorum. Hikayeleri beni büyülüyor. Benim kuşağımın arasında popüler olmaması, sanırım, beni üzüyor. Köy Enstitüleri'nde eğitim vermesi, hayatında çektiği çileler ve tabi kanser illetinden vefatı... Hayatının tümünü beyaz perdede görememek üzücü. Bütçe yetersizliği nedeniyle durdurulan "Uzun İnce Yol" filminin haberini okumaksa, daha üzücü.
Köy enstitüleri özel ilgi alanım. Fakat, "Ah azizim! Şu enstitüler kapatılmasa, şimdi fezaya çıkmıştık." diyen romantik kesimden değilim. Sadece Tonguç'un ve daha pek çoklarının kıymetini bilenlerdenim. Eğitimin neleri değiştirebileceğinin pratiği olması bakımından, takdirle ve şevkle yad ederim.
Dilime, üslubuma ve imla kurallarına özen göstermeye çalışan biriyim. Bu özeni göstermeye çalışan herkese de saygı duyuyorum. Özellikle imla konusunda hassasım. Takıntılı değilim ama "Eyitim" yazan insanlara saygı duymuyorum. Dilini konuşmakta-yazmakta zorlanan birisiyle, aynı kültürü paylaşabileceğime inanmıyorum.
Anonim kalmayı tercih ediyorum. Düşüncelerim öne çıksın istiyorum. İsim yapmak istemiyorum. Sükse peşinde değilim. Yazmaktan ve okumaktan keyif alıyorum, ismim bilinmese de olur. Hatta belki daha iyi olur.
Son olarak... İşsizim. Gerçek anlamda bir işim yok şu anda. Yine de, boş oturmaktansa, birkaç internet sitesi ve birkaç mobil oyun üzerine yoğunlaşmış vaziyetteyim.
Ben böyle biriyim işte. Blogumu ziyaret ettiğiniz ve hakkımda bir şeyler öğrenmek istediğiniz için de teşekkür ederim. Keyifli okumalar :)
Ben 19 yaşında bir öğrenciyim. Pasif gelire kafam takıldı ve aklıma bundan başka bir şey gelmiyor.İnternet ortamında sizinle konuşmak isterim yani özel olarak anonim olmanıza saygı duyuyorum. Lütfen sizle özel ortamda konuşmamı kabul edin aklımdan çıkmayan sorular var kim olduğunuzu bilmeme gerek yok ama lütfen sizinle konuşmamı kabul edin de bu pasif geliri çok istememin sebebini size açıklamama izin verin. Siz de pasif gelir alıyorsanız sizden akıl danışmak istiyorum. Tek istediğim en az 30 dakika sizinle soru cevap şeklinde konuşmak iyi günler.
YanıtlaSilMerhabalar! Yaşınız itibariyle bu tarz konulara yönelmeniz gerçekten çok hoş. Mail adresinizi gördüm diğer yorumda, ancak yayınlamadım. Geç yanıt verdiğim için üzgünüm. İşlerim oldukça yoğun. Anlatılacak ve yazılacak çok fazla şey var. Biriktiriyorum. Elbette görüşebiliriz. Çarşamba günleri genellikle müsait oluyorum. opygnotlar {@ } gmail nokta com benim mail adresim. Ne zaman isterseniz mail gönderebilirsiniz.
YanıtlaSil