30 Yaş Altı, Dişlerini Muhtemelen Erken Dökecek


30 Yaş Altı, Dişlerini Muhtemelen Erken Dökecek
Türkiye'de nüfusun neredeyse yarısını oluşturan yaş grubu, 30 yaşının altında. Ve ülkenin tüm problemlerini temelde sırtlayan kesim de bu kesim. Ekonomik sorunları, işsizlikleri, gelecek kaygıları ve göçmen problemleri gibi birçok konudan mustarip olan bu yaş grubu; muhtemelen diş sıkmaktan dişlerini erken dökecek. Peki, bunun çözümü nerede? Bunun çözümü, üzülerek söylemeliyim ki; yine bu yaş grubunda. Ancak bu noktada, başka bir problem var. Bu yaş grubu, -yaş küçüldükçe- problem çözme yetisini kaybediyor. Bunu bize PISA testleri gösteriyor. 15 yaşındaki çocuklar, basit problemleri dahi çözmekten aciz durumdalar.

Bu konuda, Emin Çapa'nın Tedx'te söylediği çok güzel bir söz var. "PISA testlerinde bu sonuçları alan çocuklar, benim emekli maaşımı ödeyemez. Sizin emekli maaşınızı da ödeyemez. Yanlış anlaşılmasın, çocuklar aptal değil. Aptal olan sistem." diyor Çapa. (1) Emin Çapa'nın o konuşmada söylediği tüm sözlerinin tamamının altına imzamı tereddütsüz atarım. Ödeyemezler. Neden biliyor musunuz? Karşılaştığı en ufak problemi çözmekten aciz bu gençler, ne üretebilir, ne dünyayı anlayabilir, ne de yaşlandığınızda size bakabilir...


Ortada birçok problem var. Eğitim problemi bu problemlerin en başında. Terör, ekonomi, kültür, kitlesel göçler, savaşlar ve sağlık gibi bir sürü problem de bunları takip ediyor. Tüm bu sorunların çözümü 30 yaşının altındaki insanlarda. Fakat onlar da problem çözemiyor. Geldi mi bir kısır döngü? Geldi. Çıkmanın yolu var mı? Var. Nasıl? Eğitimle... Eğitim sistemindeki sıkıntıları anlatmakla bu işi çözemeyiz. Devlet denilen hantal yapıdan da bir şeyler beklemek, genç insanlara göre bir seçenek olmamalı. (2) Bu durumda, çıkışı yine kendimiz bulacağız. Pusulamız, kültürel geçmişimiz ve gelecek hayallerimiz olacak. Kitaplar haritamız ve zihinlerimiz kılavuzumuz olacak.

Kendi kendimize düzelteceğiz. Yaşamlarımızı kendimiz şekillendireceğiz. Sabırla yapacağız. Sıkacağız dişimizi ve problemlerimiz çözülene kadar pes etmeyeceğiz. Kendimizi eğiteceğiz. Bilgiye dayalı ilerleyeceğiz. Birey birey yapacağız bunu. Sistem haline gelene kadar...
Toparlarsak... Yaşamlarımız gün geçtikçe zorlaşıyor. Artık üretmeden tüketmek, bizim için çok büyük bir lüks. Üreteceğiz. El birliğiyle üreteceğiz. Topraklarımızı işleyeceğiz. Sıkacağız dişlerimizi ve dişlerimiz muhtemelen erken dökülecek. Ama başaracağız. Çünkü başka şansımız yok. Dişimizi sıkarak, üreterek, kendimizi eğiterek ve geliştirerek başaracağız. Herkes elinden geleni yapacak... Tıpkı benim şu anda yaptığım gibi ve tıpkı sizin bu yazıyı okuyarak yapmayı düşündüğünüz gibi.

Başlığa geri dönersek: Türkiye'de 30 yaşının altında olan kişiler, dişlerini muhtemelen erken dökecek. Bu nedenle, şimdiden ileride karşılaşabileceğiniz sorunlara kendinizi hazırlasanız iyi olur. Sabır ve sükunet çok lazım olacak. İleride -çok değil beş altı yıl- daha da fazla lazım olacak. Şimdiden sabrı öğrenirseniz, kendiniz için en iyi olanı yapmış olursunuz.

(1) Emin Çapa'nın Tedx'te yaptığı konuşmayı video olarak buraya ekledim. 20 dakikada ufkunuzu genişletecek ya da ülkenin net bir tablosunu gösterecek bir konuşma. Seyredin derim.

 

(2) Devletin hantal olmasıyla alakalı bir şeyleri, daha önce eğitimle ilgili bir yazımda yazmıştım. http://opygnotlar.blogspot.com.tr/2015/07/egitim-egitim-egitim.html adresinden okuyabileceğiniz yazıda; "Devletten atik davranmak durumunda olduğumuzu" söylemiştim. Okumalısınız. Bu yazıda da değindiğim gibi, bizim en temel sorunumuz -bence- EĞİTİM!

PAYLAŞ

D

  • Image
  • Image
  • Image
  • Image
  • Image
    Normal Yorumlar
    Facebook Yorumları

0 yorum:

Yorum Gönder