Bir Gün Öleceğim ve...
Şu hayattan bir sürü insan gelip geçiyor. Her gün onlarca insan doğuyor. Yepyeni yaşamlar vücut buluyor. Binlerce hayal kuruluyor. Binlerce insan telaş içerisinde koşuşturuyor. Ve her gün onlarca insan ölüyor. Ölüm dediğimiz bir sıfırlanma noktası. Sayı doğrusunun iki ucunun sonsuzda buluşması gibi. Sıfırda başlayan, sıfırda bitiyor.
Bir gün gelecek, hepimiz sıfıra geri döneceğiz. İşte o gün geldiğinde olmasını istediğim, çok istediğim bir şey var... Söyleyeceğim ama önce kısacık bir hikaye anlatayım. Mahsuni öldüğü vakit, bir arkadaş diğerine, üzgün bir şekilde diyor ki:
- Duydun mu? Mahsuni ölmüş.
Ötekisi cevap veriyor:
- Üzülme öldüğüne. Ya hiç doğmasaydı?
Ölenin ardından söylenebilecek en güzel lafı söylüyor. Beş kelime. Sadece beş kelimeyle, varlığının bu dünyada bir farklılığa neden olduğunu anlatıyor. Benim de ardımdan böyle söylensin isterim. İnsanlar öldüğüm için üzülmesinler. Bu dünyada, onların yaşamlarında, birilerinin kalplerinde, bir farklılık yarattığım için sevinsinler istiyorum.
Ya da Tesla gibi, çoğu insan tanımasa da, ismimi bilmese de olur. Ama benim yaptığım bir şeyler, onların hayatlarında pozitif bir etki yaratsın. İlgi duyan tanısın. "Büyük adammış. Bak onun yaptığı şu şeyleri biz hala kullanıyoruz." desinler.
İkisinden biri olsun işte. Ölüp gideceğim. Ve tek arzum bu olacak. İşte o zaman, ölüm benim için sıfır noktası olurken; başkalarının 1 noktası olur, mutluluk olur.

0 yorum:
Yorum Gönder