Amerika'nın Dünya Tarihinden Silinemeyecek Olmasının 7 Sebebi


Cümle gibi başlık attım ama derdimi en iyi anlatacak başlık bu olabilirdi ve bu oldu. Yazının sonunda belirli kaynaklar ve notlar var. Peşinen onları da okumanızı tavsiye edeyim. Şimdi, gelelim asıl muhabbetimize... Amarika, şu anda ve muhtemelen gelecekte dünyanın süper gücü olarak anılmaya devam edecek. Bunun bazı sebepleri var. Ve bu sebepler, bizi Amerika'nın dünya tarihinden silinemeyecek olması sonucuna götürüyor. Ben de bu yazıda, bu sebepleri sıralayacağım.



  1. Amerika Birleşik Devletleri'nin askeri harcamaları, dünya üzerinde yapılan askeri harcamaların neredeyse yarısını oluşturuyor. En yakın rakibi olan Çin'in neredeyse 3 katı kadar askeri harcama yapan bir ABD var karşımızda. Bunların içerisinde ne kadarlık bir kısım silahların ar-ge çalışmalarına gidiyor bilmiyorum. Fakat bilinen şu ki; bu adamlar ordularını önemsiyorlar. Ve ordularında gerektiği kadar personel bulunduruyorlar. Aşağıdaki grafikte, ülkelerin 2013 askeri harcamalarının bir grafiği var. Daha büyük boyutlu görmek için üzerine tıklayabilirsiniz.
    Grafik Wikipedia'dan alınmıştır. Kaynaklar ve notlar kısmında 2. maddeye bakınız.
  2. ABD ekonomisinin kriz halinden bahsedilir. Ve sürekli; "ABD krizde ya! Batacak abi!" denilir. Böyle bir şey diyene, he deyip geçin. Çünkü... (Daha önce Ekşisözlük'te okuduğum bir yazıyı anlatacağım. İlgili başlığı ve girdiyi bulamadım tekrar. Yazarı her kimse, doğru tespitte bulunmuş; kaynak göstermek isterdim. Eğer bulan birisi olursa, haber etmesi halinde kaynağı da eklerim.) Yazar, Amerikalı bir arkadaşıyla olan diyaloğunu anlatıyor. Muhabbet, ABD'nin kriz meselelerinden açılmış. Soruyor yazar, "ABD batacak diyorlar. Mümkün mü?" gibilerinden. ABD'li dostunun verdiği cevap, "iPhone, Çin'de üretiliyor. Türkiye'de satılıyor. Kârını ABD alıyor. Sence batar mı?" oluyor. Sizce batar mı bu ekonomi? Bence batmaz. Devam edelim.
  3. Tüm dünyada karşılığı olan, her türlü coğrafyada sorunsuz bir şekilde ticaret yapabileceğiniz bir para biriminiz olsun. Bu para birimi, öyle bir para birimi olsun ki; tüm devletlerin merkez bankalarının kasasında bulunsun. Hatta o kadar iyi bir para birimi olsun ki; devletler birbirleri arasında dahi kullanabilsin. Tanıdık geldi mi size? Evet, dolar. Adamların para birimi dolar. Bugün uluslararası ticarette, en çok kullanılan para birimi sizin ülkenize ait olsa... Ve üstelik, bu para birimi -miktarı, değeri vb.- üzerinde merkez bankanızın yapacağı değişikliklere kimse ses çıkaramasa... Güzel olurdu değil mi? Devam!
  4. Araştırma geliştirme faaliyetleri ve buna ayrılan kaynak miktarı... Türkiye için konuşalım önce, kişi başına ar-ge masrafı 100 doların altında. Almanya'da ise 1200 dolardan fazla. Verilere boğup kafanızı karıştırmak istemiyorum. (Aşağıda iki tane tablo var. Kaynaklar kısmından da daha fazla bilgi edinebilirsiniz.) Fakat şunu söylemek oldukça kolay; gelişmiş ülkeler -ve dahi ABD- ar-ge için inanılmaz paralar veriyorlar. Haliyle teknoloji ve bilim de oralardan yayılıyor. Bizim gibi ülkelerdeyse, bilim insanları çeşitli "yaftalarla" her dönem işlerinden edilebiliyor. ABD bu yüzden tarih sahnesinden silinmeyecektir. Ama Türkiye için bunu söylemek zor.



  5. ABD'de hukukun üstünlüğü herkes için geçerlidir. Bazı tekil olayları saymazsak, adaletin terazisi herkes için çalışır. Başka ülkelerde olduğu gibi, terazi zümrelere göre bozulmaz. Hatta FBI çok rahat CIA başkanının evini arayabilir. Kimse de buna şaşırmaz. Haliyle bu da can ve mal güvenliğinin teminatı olur. Basit bir soru: Can ve mal güvenliğinizin olduğu bir ülkede mi yaşamak ve çalışmak istersiniz? Yoksa, devletin her an elinizdeki tüm mal varlığını alabileceği bir ülkede mi? (Bakınız: Rusya ve devletleştirmeleri)
  6. Hukuk var. Ar-Ge var. Askeri harcamalar devasa. Para birimi, tüm dünyada geçerli. Fakat bir şey yok. Atarlı giderli politikacılar yok. Valla yok. Kimse kimseye paralel demiyor. Olayları dış güçlere bağlayan yok. Bu terste bir işlik var durumu yani... Politikacıların kısır kavgaları olmayınca da herkes gayet rahat işine bakıyor. Özgür Demirtaş'ın bir twitini paylaşmam gerek burada.
  7. Tüm bu avantajların getirdiği bir avantaj olarak, düşünce kuruluşları var. Birçok senaryo üzerinde çalışan, ABD'nin olası senaryolarda en kârlı konumda bulunabilmesi için -daha henüz koşullar oluşmamışken- kafa yoran kuruluşlar var. Haliyle bu diğer ülkelerden, pek çok konuda daha hızlı karar almayı sağlıyor. Çünkü siz bir problemle karşılaşana kadar, adamlar bu konudaki tavırlarını belirlemiş oluyorlar. (Biraz yersiz bir örnek olacak ama yine de vereyim bu örneği.) Mesela, gıda problemi. İleride etin rahat ulaşılamayacak bir besin kaynağı olduğunu ön görüyorlar. Ve bu doğrultuda çalışmaları var. Yapay et ürettiler bile! Üstelik lezzetinin çok iyi olduğunu ve bitkisel proteinlerin hayvansal proteinlere dönüştürülürken metan gazı salınmadığı için mutlu olduklarını söylüyor araştırmacıları. Şimdi, ileride bir zamanda Türkiye ve ABD et sorunuyla karşılaştığında, hangi ülke varlığını devam ettirebilir sizce?
Bitti! Benim aklıma gelen ve okuduklarımdan derleyebildiklerim bu kadar. İlla ki başka sebepler de vardır. Fakat, şunu bilmek zorundayız. Çalışmadan, üretmeden, sadece goygoy yaparak, her olumsuz durum için başkalarını suçlayarak bir yere varamayız. Bu imkansız! Artık, bir şeyleri devletten bekleme dönemi de geride kaldı. İnternet elinizin altında. Bir bilgiye mi ihtiyacınız var? 1 dakika dolmadan o bilgiye erişebiliyorsunuz. Peki, çalışmak ve üretmek için daha neyi bekliyorsunuz? Birilerinin size hadi demesini mi? O zaman ben diyorum. Hadi! Hadi, çalışmaya ve üretmeye! Sonumuz gelmeden önce...

Kaynak ve Notlar:
  1. Başlığa ve yazıya ilham kaynağı olan başlık, bir Ekşi Sözlük başlığı. "Amerika'ya isyan eden kavimlerin helak olması" başlığı açan ve başlıkta azimle sadece kendisi yazan, myz2'ye teşekkür ederim. Kendisini takip etmeniz de sizin yararınıza olacaktır. (Arada goygoya bağlar ama çok sağlam şeyler öğrenebilirsiniz. Fazla bilgi göz çıkarmaz.)
  2. Wikipediadan aldığım grafik, http://en.wikipedia.org/wiki/List_of_countries_by_military_expenditures adresinden alındı. Türkçe versiyonu da var fakat madde çok iyi değil. Yine de göz gezdirmek isterseniz, http://tr.wikipedia.org/wiki/Savunma_harcamalarına_göre_ülkeler_listesi adresinden ulaşabilirsiniz.
  3. İkinci maddede anlattığım yazı muhtemelen, FoxConn, iPhone, 2015 ekonomik krizi veya ABD'nin batmasıyla alakalı bir başlıkta rastladığım bir yazıydı. Fakat yer imlerine eklemeyi unutmuşum. Bulamadım.
  4. Dördüncü maddede bahsi geçen, Ar-Ge faaliyetleri için ülkelerin yaptığı harcamalara ilişkin tabloları iki farklı kaynaktan aldım. İlk tablo, Hürriyet gazetesinde 10 Temmuz 2013 tarihinde çıkan Gila BENMAYOR'un köşe yazısından. İlgili köşe yazısını mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Linki: http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/23692193.asp İkinci tabloysa, -ironik olacak ama- Tübitak'ın Ulusal Yenilik Sistemi 2023 Hedefleri başlıklı bir karar dosyasından alıntı. Onu da incelemek isterseniz linki: http://www.tubitak.gov.tr/tubitak_content_files/BTYPD/BTYK/btyk23/2011_101.pdf
  5. Beşinci maddede bahsettiğim devletleştirmelerle alakalı olarak, 16 Ağustos 2006'da yayınlanan bir haber linkini paylaşayım: http://www.dw.de/rusyada-kamulaştırma-dalgası/a-2527659
  6. Yedinci maddede bahsedilen et üretimi konusunda, Mark Post'un görüşlerine şu linkten ulaşabilirsiniz: http://www.evrimagaci.org/fotograf/66/7338
  7. Eğer bu yazıyı sevdiyseniz... Bu yazıyı daha doyurucu hale getirmemde ve daha fazla insana ulaşmasında, bana yardım edebilir misiniz? Bilgileriniz doğrultusunda kaynak vererek ekleme yapabilir ve bu yazıyı sosyal medyada paylaşabilirsiniz. Teşekkür ederim! :)
PAYLAŞ

D

  • Image
  • Image
  • Image
  • Image
  • Image
    Blogger Yorumlar
    Facebook Yorumlar

2 yorum:

  1. Yaziniza yuzde yuz katılıyorum. Bence Abdyi anlamak icin anayasasinin kabul tarihine bakmak yeterli 1787den beri temel ilkeleri uzerinden yönetiliyor. Biz gibi her darbede 1 an ayasa yapmiyorlar.Surekli torba yasalari n.yok.Bize ogretilen ülkemizin tarim devleti oldugu ve dünyada kendi kendine yetebilen 7 ulkeden biri oldugumuzdu.Simdi samani bile ithal eden ulke haline geldik maalesef uretmeliyiz gelistirmeliyiz.

    YanıtlaSil
  2. Bu da çok doğru bir nokta. Özellikle anayasa konusu, hafife alınmayacak bir şey. Bizim övündüğümüz "devlet geleneği" adamlarda kanun olarak var. Tarım konusunda da yapılacak çok iş var. Daha önce hayvancılık üzerine yazdım. Fırsatım olduğu takdirde, tarım üzerine de yazmak istiyorum. Değerli yorumunuz için teşekkür ederim.

    YanıtlaSil