
"Üç kuruşluk memurken, milyarlarla oyniysan..." diyor, Abuzer Kadayıf profesöre. Filmi izleyenler, bu vurucu final sahnesini anımsayacaklardır. Abuzer ve Ersin'in atışması, yaşanan kişilik bölünmesi... Benim için bu film oldukça önemli. Sanıyorum, ülkeyi gözlemlemeyi seven birçok kişi için de aynı durum geçerlidir. Filmin bir kısmını bugün tekrar izleme fırsatı buldum. Kanal gezerken TV2'de denk geldim.
Bu filmi izleyince, bir zamandır ertelediğim şu iç dökme meselesinin de zamanının geldiğini fark ettim. Türkiye'de gerçekten ilginç şeyler oluyor. İnsanlar tuhaf eğilimler içerisindeler. Kimisi tuhaf yarışma programlarıyla zaman öldürürken, kimisi tuhaf medya içeriklerinden uzak durmaya çalışıyor. İki tarafa da hak veriyorum aslında. Her iki tarafın da kendine göre haklı sebepleri var. Televizyonda sunulan bu tuhaf içerikleri neden izlediğimizi daha önce "Neden Televizyon İzliyoruz?" başlıklı yazımda -kendimce çıkarımlarla- anlatmıştım.
Fakat bu içeriklerden uzak durmayı tercih eden insanlar da anlaşılır durumda benim için. Düşünsenize! Zekanıza hakarete varan kurgular, saçma sapan senaryolarıyla insanlara inceden "Zengin olmak için zengin bir eş bulunması gerek." alt metnini işleyen yapımlar, kimin kimi ellediğinden bahseden magazinler vs... Bunlardan kaçmak da anlaşılabilir bir şey.
Anlattıklarımın Abuzerle olan bağlantısını anlamışsınızdır. Abuzer de yukarıdaki ayrımı kendi kişiliğinde yaşayan bir adam. Bir yanı reddediyor bu insan zekasına hakaret içeriği, diğer yanı "Hayır. Halk bunu istiyor." diyerek itiraz ediyor. Üstelik bunu Profesör Ersin Bey'i ezerek yapıyor: "Üç kuruşluk memurken, milyarlarla oyniysan..."
Şimdi, kabul edelim. Şaşalı yaşamlar var, bize izlettirilen. İçine girilince nasıl olur bilemediğimiz yaşamlar bunlar. Ama içine girenlerin çıkmak istememelerinden, "büyüleyici" bir yanı olduğunu varsayabiliriz. Aynı ikileme ben düşer miydim? Kendime sorduğum soru bu oldu. Cevabını düşmezdim olarak verdim. Kendime yalan söylemediğimden eminim. Çünkü benim istediğim yaşam bu değil. Benim istediğim yaşam, -inkar edemem, param olsun, darlık görmeyim istiyorum fakat,- toprakla iç içe bir yaşam.
Üretmenin mucizesini, topraktan biten bir bitkinin insanın hayatına can vermesini, bir hamileliği veya doğumu vs. hayranlıkla gözleyen biriyim. Bunu seviyorum. Tohumun isyankar bir şekilde topraktan yükselmesini izlemek, müthiş bir şey. Köy Enstitülerine ilgim de bundandır. Her şeyin üretime dayandırıldığı bir eğitim! Haliyle, Abuzer'in seçtiği bir yaşamı seçemem. Onca kameranın arasında, yaşamın gerçek mucizesini kaçırmak bana göre değil.
Ama bunu tercih eden insana da saygım sonsuz. Kendi tercihidir. Ve Akıllı Gelişim'in twitterda yazdığı gibi;
@sozluk Her yil onbinlerce cocuk yildiz futbolcu olmak icin yola cikiyor bir avuc kadari basarili oluyor. Basit arz talep meselesi
— Akıllı Gelişim (@AkilliGelisim) 16 Temmuz 2015
Bu yola çıkan insanların çok azı başarılı olabiliyor. Elbette başarı da bir kıyas meselesi fakat bu yolda istedikleri sonuca ulaşamayanlara başarısız demek de sakıncalı bir durum olmasa gerek. Bu yüzden bu insanlara saygı duyuyorum. İstediklerini elde ettikleri için.Abuzer'e ve ülkemizdeki -bilemiyorum belki başka ülkelerde de böyledir- insanların Abuzerlere olan ilgisine geri dönersek... Bu ilgi çok normal. Çünkü herkes, rahat bir yaşam ve iyi bir gelecek istiyor. Bunun en kolay olduğunu düşündükleri yol da Abuzer olmaktan geçiyor. Profesör Ersin Bey gibi insanlarınsa bizim gibi toplumlarda maruz kaldıkları muamele belli: "Boş işlerle uğraşıyorsun."
Profesör Ersin Bey'in nelerle mücadele ettiğini okumak ister misiniz? Bence istersiniz. Sizi simendiferlerin efendisi tarafından yazılan bir yazıya yönlendireyim o zaman! Müsaadenizle: https://medium.com/@simendiferlerin/siz-bilimi-sevmiyorsunuz-e7548bf741cb
Bu adresteki yazıda Simendiferlerin Efendisi, bir bilim insanının nelerle "uğraşmak" ve "muhatap olmak" zorunda kaldığını çok güzel yazmış. Yazıdan güzel bir alıntı yaparak, ben de kendi yazımı noktalayayım:
“Siz bilimi sevmiyorsunuz, siz aslında dalga geçtiğiniz erke dönergeçlerini, bedavadan kazanılan kazançları seviyorsunuz.”İşte böyle sevgili okur. Bir Abuzer, insana neler neler düşündürüyor...
0 yorum:
Yorum Gönder